Tasavvufi-Tasavvuf Terimi Meydancı Nedir? Ne Anlama gelmektedir?
Tasavvufi-Tasavvuf terimi olarak Meydancı Nedir? Meydancı Hakkında Genel Bilgiler
Meydancı terimi bir Tasavvufi-Tasavvuf terimidir. Genel olarak Meydancı, Dergâhtaki meydan hizmetlerine bakan, mukabele yapılacağı zaman şeyhin postunu semahanede yere seren, âyinden sonra kaldıran, yemek ve mukabele vaktini kuralına göre duyuracak dervişe sala vermesini emreden görevliye Meydancı veya Meydancı Dede, yardımcısına da “Meydancı Yamağı” denir. Mevlevî tekkelerinde “İç Meydancı” ve “Dış Meydancı” diye iki türlü meydancı olurdu, iç Meydancı mutfak işlerine, Dış Meydancı da mutfak dışındaki işlere bakardı.
Tiyatro Terimi Meydancı Nedir? Ne Anlama gelmektedir?
Tiyatro terimi olarak Meydancı Nedir? Meydancı Hakkında Genel Bilgiler
Meydancı terimi bir Tiyatro terimidir. Genel olarak Meydancı, Anadolu köy oyunlarında oyunları düzenleyenlere verilen adlardan biri.
Meydancı Terimi Nedir? | |
| Kategori | Tiyatro Terimi |
| Terim Anlamı | Anadolu köy oyunlarında oyunları düzenleyenlere verilen adlardan biri. |
BENZER TERIMLER
Mimesis Nedir?
Taklit,benzetme, öykünme. Platon bu terimi sözlük anlamıyla, yani öykünme olarak kullanmış, Aristoteles dram sanatı konusunda bu terimi yeniden yaratma ve yansıtma anlamıyla yorumlamıştır.Tiyatro sanatının temeli ilkelerinden biridir.
Müzikli Tiyatro Nedir?
Büyük bir kesimi ezgiler ve danslarla gelişen, ama dramatik konuşma öğesini de kullanılan tiyatro. Operetle olan tek farkı, müzikli tiyatrodan caz ve popüler müziğin ağır basmasıdır.
Muhavere Nedir?
Orta oyununda söyleşme bölümü. Zurna, Kavuklu havası çaldıktan sonra ortaya Kavuklu ile Kavuklu arkası girerler ve Pişekar ile muhavere başlar. Bu bölüm iki kesimini kapsar : Arzbar ve Tekerleme. İlkinde, oyunun yönlendiricisi Pişekar ile oyununun nekre kişisi Kavuklu arasındaki konuşmada kimlikleri ve ne iş yaptıkları ortaya çıkarmakta bir çeşit serim kesimidir. Tekerleme, de ise Kavuklu, olağan dışı bir olayı başından geçmiş gibi anlatır.Pişekar iki de bir sorular sorarak konuyu aydınlatmak ister; laf ebeliği yapılır ve sonunda Kavuklunun anlattıklarının bir düş olduğu anlaşılır.


